BilgiSelleri Siber Güvenlik

Dünya’nın En Ünlü Türk Hacker’ı desem? Durun durun.. O Aklınıza Gelen İsimden Bahsetmiyorum, Gerçekten En Ünlüsü. Nam-ı Diyar: Cha0. Çayı-Kahveyi hazırlayın.

Yazar by onuroktay

Bu BilgiSeli @onuroktay Twitter hesabından 29 Ekim 2018 tarihinde yayınlanmıştır. Tüm hakları bana ve Chao’ya aittir.

https://twitter.com/onuroktay/status/1056900586254336000/photo/1

1- Yıl 2008. Eylül ayındayız. Ülkede internetin hızının 4-8 Mbps olduğu, Eski başbakan, dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın “Türkiye Hızlı Internet (ADSL) ile tanışacak” dediği, Facebook’un, Twitter’ın bilimum şimdiki Sosyal Mecraların bu kadar ünlü olmadığı zamanlar.

2- IRC’nin, ICQ’nun en meşhur iletişim aracı olduğu dönemdi, aranızda mutlaka hatırlayanlar olacaktır. Tüm TV kanallarında aynı anda Son Dakika bilgisi geçiyor. “FBI’ın Aradığı Türk Hacker Yakalandı” ŞOK! Son dakika! Chao İstanbul’da Yakalandı!”

3- Chao’mu? Neden FBI tarafından aranıyormuş ki? Nasıl yani? Türk, hemde İstanbul’da yakalanmış… Neden FBI ve Interpol Tarafından Aranıyormuş ki? Ne Yapmış bu adam size? …

4- Çağatay Evyapan, yani Chao’nun alameti farikası aslında çok iyi bir yazılımcı olması değil, Çok derin ve iyi bağlantılara sahip olmasıydı. Internetin bugünkü adıyla DeepWeb olarak bilinen ama Aslında Hackerler için DarkWeb olan kısmında değim yerindeyse bir Mafya lideriydi.

5- Chao, DarkWebin dolayısıyla o zamanlar dünyanın en çok kullanılan kredi kartı kopyalama yöntemini geliştirmiş ve bunu DarkMarket adında kurduğu internet sitesinde yayınlamıştı.

6- DarkMarket’de dünyanın her yerinden kişilerin kredi kartı bilgileri vardı ve her gün her dakika binlerce Dolarlık Siber Suç işleniyordu. DarkMarket’e üye olabilmek içinse çok iyi tanınmış 3 kişiden referans gerekiyordu.

7- Chao darkMarket sayesinde DarkWeb’de Koloni kurmuş ve kendi krallığını ilan etmişti. Artık Dünya’nın her yerinde ATM’ye düzenek kurup para çalmak isteyen kişiler kendisine ulaşıyordu. O’da bu düzenekleri Binlerce Dolar karşılığında satıyordu.

8- Peki Nasıl Satıyordu? FBI ve InterPol özellikle ABD ‘de Binlerce Dolarlık Vurgun yapılmasına neden olan Chao’nun sistemini nasıl engelleyemiyorlardı?

9- Chao ve Arkadaşları hiç bir zaman parayı direk olarak üstlerine almıyorlardı. Aslında bunun için yani paraları alabilmek için Finans Sektöründe Faktoring olarak bilinen sisteme çok benzeyen bir ağ kurmuşlardı.

10- ATM’ye düzenek kurmak isteyen hacker, öncelikli olarak ismi “Ofis Çalışanı“ olan bir kişiye gidiyor bir miktar para veriyordu. Ofis Çalışanı olan kişi ise DarkMarket sayesinde Chao’ya ulaşıyor ve Parayı gönderiyordu.

11- Para sahte hesaplar ve isimler aracılığıyla farklı ülkelerde gezdikten sonra ufak parçalara ayrılıyor ve en son Chao’nun sahte kimliklerine ait hesaplara yatıyordu. Chao’da Ofis Çalışanına düzeneği veriyor ve sistemin çarkları dönüyordu. Tam bi Kazan-Kazandı anlayacağınız.

12- Zaten uzun süre FBI ve InterPol tarafından yakalanamama nedeni de aslında tam olarak bu karışık para trafiği idi. FBI ve Interpol DarkMarket’e bir şekilde sızmalıydı. Başka türlü Chao’yu durduramayacaklardı.

13- 4 yıllık yoğun takipten hiç bir iz çıkmamış, Chao’nun tek bir fotoğrafı dahi ele geçirilememişti. Artık olay bir Siber Suçtan öteye geçmiş, FBI tarafından Prestij meselesi haline gelmişti.

14- Çağatay’ın ve Hacker dünyasının “Master Splyntr” olarak tanıdığı ama aslında FBI’ın Bilgisayar Suçları bölümünde çalışan Ajan Keith Mularski, geceleri rüyasında Chao’nun adını sayıklıyordu.

15- MasterSplyntr bir şekilde DarkMarket sitesine sızmış ve yaptığı alışveriş kontakları sayesinde güven elde etmişti. Artık hackerlerin gizli dünyasında rahatlıkla dolaşabiliyor ve kimse ona güvensizlik duymuyordu.

16- Bizim sonradan “Kier” olarak tanıyacağımız ve Chao’nun arkadaşı olarak yakalanan Mert O. ve Chao ise, Tuzla’daki villalarında Dünyanın en büyük Siber soygununa hazırlık yapıyorlardı. Hedef: Bank Of America idi.

17- Tam bu esnada bomba bir gelişme oldu ve Sitenin bir diğer büyük yöneticisi olan “Jilsi” nickname’li hacker FBI tarafından İngiltere’de yakalanıyordu.

18- Sonrası ise tam bir Çorap söküğü hikayesi. Soruşturmaya dahil olan ve zaten ağın içerisinde dolaşan “Master Splyntr” “ Jilsi “ ‘nin verdiği bilgiler üzerine giderek Chao’ya yaklaşmış ve Kier’i ele geçirmişti.

19- Kier aslında Çağatay’ın arkadaşıydı fakat bir şekilde tuzağa düşmüş ve yerlerini ele vermişti. Sonradan Chao tarafından Çıplak olarak çekilmiş fotoğrafları Hackerlere gönderilerek Rezil edilecek kişiydi kendisi.

20- Ve o gün gelmişti. FBI, Türk Polisiyle paylaştığı bilgiler ve Türk Polisinin 4 Aylık yakın takip ve dinlemesinden sonra Chao’nun Tuzlada yakalandığı Lüks villasına baskın yapıldı. 15 Bin Kredi Kartı Bilgisi, Binlerce Düzenek ve Çağatay Evyapan.. Yakalanmıştı!

22- Polis Sorgusunda ilk olarak şunu söyledi : “ Beni Nasıl Buldunuz? “ Türk Polisi FBI ve InterPol’ün yıllardır aradığı Dünyanın en büyük Siber Suç Liderini Tuzla’da Villasında Kıskıvrak ele geçirmişti.

23- FBI, Interpol ve Tabii ki Kahraman ilan edilen “Master Splyntr” Chao’yu sorgulamak üzere İstanbul’a geldiler. Elde ettikleri bilgiler ile de Dünyanın farklı ülkelerinde operasyonlar düzenlediler. Chao eğer yakalanmasaydım ABD’yi 4-5 milyar dolar zarara uğratacaktım demiş.

24- Chao, 11 farklı ülkeye Kredi Kartı Bilgisi Kopyalama Düzeneği Satmak, 500 Milyon Dolardan fazla Kazanç elde etmek gibi suçlardan hüküm giydi. Ortak olarak iş yaptığı herkes tutuklandı.

25- Cağatay Evyapan, artık Dünyaca ünlü bilinen bir Türk hackerdi. Yüzlerce Gazeteci kendisiyle Röportaj yapmak istedi. Kitaplara ve Konferanslara konu oldu. Misha Glenny TEDX konuşmasında Chao’yu anlattı.

26- Chao’nun Medyamızda az bilinen bir diğer konusu ise 1993 yılında Kredi Kartı kopyalamaktan yakalanması ve serbest kaldıktan sonra Ünlü NSA çalışanı Edward Snowden’in yaptığı açıklamalara benzer şekilde “NSA Herkesi İzliyor” açıklamarı yapmasıdır.

Hakkında

onuroktay

Leave a Comment